Recep Mesut Yazdı: DOBRUCA DA NERESİ

DOBRUCA DA NERESİ
Hayat hikayemi anlatmaya başlarken “Dobruca’dan geliyorum” demiştim. Fakat Dobruca’yı pek bilen de yokmuş. O kadar çok soru geldi ki, ben de şaşırdım. Dobruca’nın yeri ve tarihi hakkında ek bilgi vermek istiyorum.
Haritada Dobruca sınırlarını belirleyen ulu nehir Tuna’dır. Romanya ile Bulgaristan sınırını çizerken güneye doğru bir kavis yapar, fakat Karadeniz’e hemen ulaşamaz. 300-400 m yükseklikteki Deliorman-Dobruca platosu engel oluşturur. Bu nedenle Rusçuk’tan itibaren kuzeydoğuya, Silistre’den sonra da dosdoğru kuzeye akmaya başlar. 250 km sonra, Maçin tepelerini geçince, doğuya 90 derece dirsek yapar ve 30 km sonra üç kola ayrılarak delta oluşturur. Avrupa’nın en geniş sulak alanıdır. Yani Dobruca’nın hem batı, hem de kuzey sınırını Tuna nehri çizer. Onun kuzeyi artık Ukrayna sayılır. Dobruca’nın yüzölçümü 22, 500 km karedir (Türkiye’nın Trakya toprakları kadar).
Dobruca platosu hem deniz kıyısında, hem Tuna kenarında dik olarak yükselir. Milyonlarca yıl önce bir deniz tabanının (Tetis Denizi) yükselmesiyle oluşmuştur. Bu nedenle kumtaşı-kireçtaşı katmanları içerir. Yüzey akarsuları yoktur, yağmur suları hızla emilir. Fakat altta su geçirmeyen bir killi tabaka süzülmeyi durdurur ve yeraltı su biriktirir. İnsanlar ve hayvanlar için tatlı su kuyularla çekilir. Her köyün, hatta her evin bir iki kuyusu vardır- bazen 2 m derin, bazen 20 ‘yi bile geçer. Döner kelebelerle kovalar durmadan iner çıkar.
Yüzey dalgalıdır – alçalan sinklinal çöküntüler, yükselen antiklinal tepecikler. Derin çöküntülerde su kaynakları görülür ve Osmanlı kurnalı taş çeşmeler yaptırmıştır ( tarihten bildiğimiz “Küçük Kaynarca” Dobruca’dadır). İlkbahar ve sonbahar yağmurları toprağı doyururlar, sellere yol açarlar. Toprak ise, Ukrayna’daki gibi bol humuslu “kara toprak”tır (çernozem) ve hububat tarımı için son derece verimlidir. Sibirya’dan başlayan rüzgar sürekli eser.
Değişik ırkları ve toplulukları barındırmış ve değişik isimlerle anılmıştır.
1) “Scythia minor” antik çağlarda. Pers kralı Büyük Darius’un MÖ.512’deki seferi buradan geçmiştir.
2) “Moesia İnferior” Roma İmparatorluğunun sürgün yeri. Şair Ovidius, Tomis limanına (bugün Köstence) sürülmüş ve hazin şiirlerini (Tristia) burada yazmıştır.
3) “Paristrion” theması Bizans dönemine aittir. Fakat 681 yılında Türk asıllı Bulgarlar bu toprakları fethetmişler ve ilk Proto-Bulgar devletini burada kurmuşlardır.
1388’de Osmanlı akıncıları, burada Türkçe konuşan, fakat Hıristiyan olan Gagauzları bulmuştur. Birinci Kosova savaşına da (1389) müslüman Dobrice Tatarları müttefik olarak katılmışlardır.
4) “Dobruca” adını Osmanlı vermiştir. Gagauz Beyliginin o zamanki despotu Dobrotiç’in adından. 500 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalmış, kuzey seferlerinin güzergahı olmuştur. Osmanlı’nın gerileme devrinde ise Rus orduları bölgeyi çiğnemişler, yakıp yıkmışlar ve 1877-78 Savaşında kalıcı olarak Osmanlının elinden çıkmıştır. Berlin Kongresinde Dobruca ikiye bölünmüş, kuzeyi Romanya’ya 2/3 kısmı, güneyi 1/3 kısmı Bulgaristan’a verilmiş.
Romanya pes etmemiş ve İkinci Balkan Savaşında (1913) Bulgarlara arkadan saldırmış ve Birleşik Dobruca’ya sahip olmuş. Birinci Dünya Savaşında ise Bulgaristan Romanya’ya savaş açmış ve müttefiki olan Osmanlı Devletini yardıma çağırmış. Dobruca cephesine 6. Kolordunun 15. ve 26. Tümenleri gönderilmiş. Dobriç’teki askeri mezarlıkta şehit düşen Türk askerleri de yatmaktadır. Birlikte Dobruca’yı Romenlerden kurtarmışlar, fakat Dünya Savaşını kaybetmişler. Birleşik Dobruca Neuilly Antlaşmasıyla (27.11.1919) tekrar Romanya’ya bağlanmış.
İkinci Dünya Savaşında hem Bulgaristan’ı, hem de Romanya’yı kendi tarafına çekmek isteyen Hitler, baskı yaparak Güney Dobruca’yı savaşsız Bulgaristan’a iade ettirmiş (25.9.1940, Craiova). Savaş sonunda durum değişmemiş, hem Romanya, hem de Bulgaristan Kızıl Ordunun işgaline uğramış ve komünist ülkeler olmuşlar. Fakat birbirlerini sevmemişler. Her iki ülke de kendi tarafına sadece Dobruca (Dobrogea; Добруджа = Dobrudja) demektedir, fakat bu isimde 500 yıllık bir Türk geçmişi yatmaktadır.
Kaynak: Recep Mesut

admin
Sosyal Medya

admin

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Gönder
Haber İhbar Hattı
Haber İhbar Hattı..
Lütfen Sağ Alttaki Gönder Butonunu Tıklayınız.