Prof. Dr. Muhammet Altaytaş Yazdı: İnsanların İhmallerinin Sebep Olduğu Kötülükler Musibet Değil Midir!

İnsanların İhmallerinin Sebep Olduğu Kötülükler Musibet Değil Midir!
Felsefede daha ziyade “kötülük”, dinde ise “musibet” olarak ifade edilen kavram insanın başına ansızın gelen her türlü felâket, dert, sıkıntı, eziyet, zorluk anlamında kullanılır. “Seyyie, belâ, âfet, şer, kötülük” kavramları da benzer manada kullanılan diğer kavramlardır. Temeli tevhid olan inancımıza göre, ister doğal ister insanların ihmallerinin sebep olduğu ahlâki kötülük olsun ister faili belli ister meçhul olsun ister bireysel ister toplumsal olsun, hikmeti anlaşılsın ya da anlaşılamasın nihayetinde başa gelen bütün musibetler Allah’ın bilgisi, iradesi, izni, yaratması ve takdiri/kaderi dâhilindedir. Suçsuz yere bir insanın kasten öldürülmesinden tutun da trafik kazasından, kalp krizinden bir insanın ölmesine kadar her şey Allah’ın takdiri/kaderi çerçevesinde gerçekleşmiş bir musibettir. Türkçemizde iki aracın çarpışmasına “Kader”in tecellisi anlamında “Kaza” diyoruz mesela. Kötülükleri sırf insanın kusurlarına veya doğaya atfeden materyalist, mekanist çerçeveye ikna olan modern zihin, Allah ile irtibatlandırmanın musibetlerde insanın tedbir ve sorumluluğunu kaldıracağı algısıyla, bu anlayışı “kadercilik” olarak damgalayarak doğrudan reddetme eğilimindedir. Hâlbuki musibetlerin nihayetinde ilahi takdir ile irtibatlandırılması insanın tedbir ve sorumluluğunu ortadan kaldırması bir yana artırması gerekir. Zira bütün bu musibetlere sebep olan insan kusuru, kastı ölçüsünde sadece dünyada değil ahirette de sorumludur. Asırlardır depremlere, top mermilerine rağmen dimdik ayakta duran Selimiye yine hayvanlı taşıtların geçişi için inşa edilmiş, sellere maruz kalmış, bugün ağır motorlu araçları bile taşıyan Meriç Köprüsü, Uzunköprü bu imanın timsali gibidir. İnsanlar tedbir aldıkça, işlerini düzgün ve sağlam (salih amel) yaptıkça musibetler topyekün ortadan kalkmasa bile (ölüme çare yoktur mesela) afetlerin verdiği maddi ve manevi hasarlar azalacaktır. Binalarımızı yaparken tedbirimizi alırsak depremde mal ve can kayıplarımız asgari düzeye inecektir mesela. Bu dahi ilahi takdire/kadere dâhildir.

Kaynak: Muhammet Altaytaş

admin
Sosyal Medya

admin

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Gönder
Haber İhbar Hattı
Haber İhbar Hattı..
Lütfen Sağ Alttaki Gönder Butonunu Tıklayınız.