Mehmet Ali Abakay Yazdı: Muharrem’le Sohbetler 32+3

Muharremle Sohbetler 32+3
HAYALSİZ YAŞAMAMALI İNSAN!..

Muharrem, insan yorulur, hayat basamaklarını bir bir çıktıktan sonra.

Bilirsin, her hayal edilene varamaz insan. Hayallerin tümü gerçekleşse yaşamın tadı kalmaz, dengesi bozulur, dünyanın.

Tok olan açın halinden anlamaz, Muharrem.

Annesine cennette ekmeğin olup olmadığını sorar, küçük kız, açlığı günlerce devam ederken.

Bir anne taşları kaynatarak, torunlarını avutur.

Küçük çocuk, öldürülürken yaşına göre mermi seçme hakkına sahip değildir. Onun hayaline göre, küçük mermi fazlaca can acıtmaz.

Tenceresi kaynamayan anne, ne hayaller kurabilir, yarına dair, Muharrem?

Biz, şehre dair ne hayaller kurmuştuk, kırk seneyi buldu.

Gerçekleşen hayalimiz olmadı.

Kum, taş, demir, çimento, kalıp bir inşaat için gerekli olandır. Usta olmayınca bu olmuyor, Muharrem.

Kitaptı, boy boy.

Gazeteydi, binlerce.

Dergiydi yüzlerce yüzlerce…

Fotoğraftı, sayısı belli değil.

Ansiklopedi idi, mevcudu oldukça fazla.

Plâktı, VCD, DVD, Kaset…

El yazmaları…

Belgeler,…

Şehirlerin canlı hafızasını oluşturacaktık, Muharrem.

Kilimi, cicimi, heybesi, kaşığı, kepçesi, tabağı, sinisi, mutfak adına ne varsa.

Bu hayaller arasında on iki müze yer alıyordu, Muharrem.

Hayaller, toprakta susuz kalan ağacın dallarındaki güller gibi soldu.

Arada bir yağmur yağar da ağaç canlanır.

Bu hayallerin gerçekleşmesine zemin hazırlamıyor, Muharrem.

Hayalleri gerçekleşmesi şartlara bağlıdır, insanın Muharrem.

Çok kez söylemişimdir, sana.

Bilirsin, ceket düğmelerimiz iliklenmez, düğmeleri ilmeklerde esarete almadık, hiç bir zaman.

Muharrem, hayatımız gerçekleşseydi bir kenara çekilecektim.

Bir köy, dağın yamacı bir bahçe içinde suyu yanından akan ev.

Muharrem, şehirden kopamadım, hayallerin peşinden koştum, koşuyorum halen.

Muharrem, hayallerim insanım için ve insanlık içindir.

Muharrem, hayallerin gerçekleşmesi için bu yaşta şarkıcı olamam, palyaço gibi dururum, sahnede.

Kalkıp sahnede talk show yapacak halimiz yok, komedyen değiliz, Muharrem.

Sinema ayağıyla yoksulu güldürüp milyonlarına konup, bir çok yerde havuzlu konaklar yapan, araba koleksiyonları ile meşhur, sosyetenin aydın maskeli kişiliksiz adamları olamayız, Muharrem.

Hayallerin gerçekleşmesi için, bizde her yol mübah sayılmaz, bilesin.

Muharrem, köyde olsaydım gelen ziyaretçilerden ne istemezdim?

Ne tütün ne yeşil soğan…

Tütünü bırakmış olacaktım.

Yeşil soğan zaten bahçede oldukça olurdu.

Muharrem, biz medeniyetimizin hizmetkâriyız.

Muharrem, hele daha köz capcanlı. Yeniden çaydanlığı sür, ateşe. Güzel demini tutsun. Çayımız yorgunluğu üzerimizden atmaya birebir.

Yeniden başlıyoruz, Muharrem.

Umudunu yitirme, tek hayalin olsun, onun hizmetkârı ol ki efendilik yarın gelir.

Biz, o hayalin kölesiyiz, bendesiyiz Muharrem.

Bizi anlamıyor, anlamasını beklediklerimiz.

Biz, kendimiz oldukça biz kalacağız, Muharrem.

Bilirsin, çayı demli içerim, şeker kullanmam, Muharrem.

Haydi, yeniden başlıyoruz, ateş harlansın…

Üşümesin soğuk havalarda hayallerimiz.

Ondandır, ısıtır buzunu çözer yüreğimizin bedenimiz üşümez.

Muharrem çay da ısıtır.bardağı tutan elleri.

İçilen her yudum, boğazı ve nefesi sıcak tutar.

Muharrem, iftardan sonra çay içmeye beklerim.

Davet edebilirim, seni.

Soframda nefsimin istediği her şeyi bulundurmam.

Insanlık aç iken kendim doyamam.

Bu gurur ve kibir değil.

Ne zaman çağırırım?

Bir hayalim var!..

Gerçekleşse soframda nimet sayısı üçten fazla olur.

Hayalim var, Muharrem.

Merakta kalma şimdiden.

O hayalim, her insanın sofradan aç kalkmaması, doyması, dışarda kalmaması.

Hayalim gerçekleşmedikçe gelme, Muharrem.

Soframda su ve ekmek demirbaş.

Değişen sadece bir nimet var.

Anla beni, Muharrem!…

İnsan, insanlık aç iken ben tok yatamam.

Ben, O’nun dediğinin dışına çıkarım, kendim olamam.

Muharrem, dostlara selamlarımı ilet!..

Dua eder, dua beklerim…
Kaynak: Mehmet Ali Abakay

admin
Sosyal Medya

admin

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Gönder
Haber İhbar Hattı
Haber İhbar Hattı..
Lütfen Sağ Alttaki Gönder Butonunu Tıklayınız.