M. Ali Abakay Yazdı: *Şair Tablolar Ahval*

*ŞAİR TABLOLAR AHVÂL*

*Şair*

Bilirim söz canbazıdır çoğu şair bu gün

Kısmetimiz olmasın canbazlığında ifadenin süslülükten uzak

Gösteriş caka ihtişam değil mi çoğu çöküşün sebebi

Her şair kendince tablolar yapar kelimelerden ressamın fırçayı ustalıkla kullandığı gibi

Kırık aynasında gönlümün manzarası çağa kırgın

Her toprak insan bedeni tarlası

Kan kırmızı çiçekler göğerir taşlar arasında

Mezarsız bedenlerin kitabesi zor yazılır

Yeryüzü cehennemin mimarları övünür eserleriyle

İçimdeki insan sevgisine nalet eden oldu sonunda gönlüm

İsyanım sessizce kelime limanına sığındı kalem

İnsansam susuyorsam ağlamam suçsa niye yaşarım

Susma unutulmasıdır var olan hakikatin

Daktilo tuşlarında hüzne eşlik eden parmaklar yerinde değil

Yürek atışı dalda durmasına yetmiyor kuşun

Kırık kanatlar gövdeye mahcup düşer şıp şıp kan

Kuş kafesteyse kanadı neden kırık

Vicdansız sorgulanmaz merhamet kafese buğdaya suya dönüşür

Açsana kafesi parçalasana kapısını

Dualar edilir kapının açılması için gün boyu

Cehennemi gören cenneti arzular kendi vicdanı rahat

Ekmek yok su yok soğuk donduran mevsim

Sımsıcak ev yemekler çeşit ekmek neden dünden kalma meselesi

Yemek sonrası ziyafette altın varaklı tatlı ikramı şişeler sabırsız kadehler meraklı

*Tablo 1*

Hangi kuş süzülmek istemez semada

Gökyüzü ateş kusan demir kuşların muzafferiyetinde

Çay mı dökülen kan renginde mi akan sıvı

*Tablo 2*

Bunca manzarayı çizen hangi ressam

Onun ellerinden öpmek istiyor gönül

Çatısız evlerin balkonu yerinde değil

Nasıl yapacak mimarlar bunca yıkıntıları

Her evin odasında mutlu çocuklar

Şefkatin eksik olmadığı gözlerinden belli annenin

Eve dönüşte çocukları unutmayan baba

Bir köşede tespih elde dualı sözleriyle kadın

Bahçede toprakla anlaşmalı dede

Ben miyim mutluluk satıcısı

Hangi kurşun beni neden vurur bilirim

O kurşunların bedelini kardeşlerim ödemiştir

Onlar benim için iner sokaklara

Caddeler insan seli kahrolsun sesleri

Bağırır çağırır sesleri düşer susarlar boğazlarını ıslatır

Sopsoğuk pet şişelerde içecekler ve su

Ressam azalmasın kelime sermayem heybemde

Söz tesbihinde danesi eksikse imame utanır bilirim

İpi kopmuş daneleri nerede boynu bükük

Gözü yaşlı yüreği yaralı sayma beni

Nasır tutmuş parmakları var elimin

Heybe kurşunla tanışmış dökülen harfleri topluyorum kelimeler için

Harf olmazsa vücuda gelmez kelime

Sôz çıkmaz ortaya metin şekillenmez

Kayalara kazınır tükenince mürekkebi sabrın

Ressam yardıma çağırırım seni hattat nakaş değilim

Çizdiğim tablo ne getirir aklına bilemem

*Tablo 3*

Dillerim lâl oldu kalem yazmayınca

Yağmur yağmayınca

Toprak susayınca

Gönül kırılınca

Kuvvet dağılınca

Yaşlılık basınca

Keder artınca

Alın kırışıklığı resmedilince

Eller şerha şerha yarılınca

Şevk kırılınca

Söz sukuta varınca

Yaş kemâle erince

Toprak suyunu çekince

Yıldızlar çarpışınca

Dağlar yerinden kayınca

Eriyince kayalar taşlar

Irmaklar ağlayıp kuruyunca

Canlı yok olunca bir bir yeryüzünde

Kim okuyacak ol demde sözümü

Endişem derdim budur bilsen

Dillerim lâl olur kalem yazmayınca

Yağmur yağmayınca

Toprak susayınca

Kan çekilince damardan

Kıyametim başlar kelime kelime gönül defterimde

İnsan yudum suya hasret kalınca

Lokma ekmeğe altınlar sayılınca

Durunca durulunca gökyüzü

Toprağın altı gelince üstüne

Ressamın tuvalini ıslatır ruhumun iç çekişi

Anlayamazsın içimdeki kıyameti

İnsan insanı katledince

Mutluluğu cinayetlerde bulunca kimisi

Katliam insana mükafaat bilinince esaret üstüne

*Ahvâl*

Boyan bitince paletinde ressam

Heybemde kelimelerim tükenince susarım

Bak sustum

Sustum

Nice insan susuyor susturuluyor

Gözlerin konuşur ruh dünyamda çocuk

Gözünden akan damlada boğuluyor ömrüm

Hıçkırığında bedduan saklı uzatılmayan ellerde

Böğrümde yaranı taşır gönlüm kanayan

Tutma ellerimi bana küsüver

Kumdan kale yapan ustayım sahilde

Dalgaları suyun alıp götürür birden

Heybemde kelimelerim azaldı söz için

Zalimi sevmedim zulmü sevemem
Kaynak: M. Ali Abakay

admin
Sosyal Medya

admin

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Gönder
Haber İhbar Hattı
Haber İhbar Hattı..
Lütfen Sağ Alttaki Gönder Butonunu Tıklayınız.