La Edri Yazdı: EN KAZIK SORU!
EN KAZIK SORU !
“AK PARTİ döneminde yetişen gençler niçin CHP ye daha yakın duruyor?” sorusu “31 MART Seçimlerinin Kesin Sonuçları” başlıklı kapsamlı köşe yazısında en kazık soru olarak ortaya konmuş.
Gerçekten böyle mi?
Evet yakıcı hakikat budur maalesef.
Sebep?
Bu sorunun cevabı derin; sosyal, pedagojik, dînî, siyasî … araştırmaları hak ediyor.
Fakir, üzerinde Tefekkür ettiğim bir kaç hususu paylaşmak istiyorum.
Millî Eğitimimizin karakteri
yüz yıldır seküler, laik, maddeci, kahramanını kutsayan bir yapıya sahiptir.
TC nin kurucuları İttihat ve Terakki, Cumhuriyet Halk Fırkası tamamen batı kültür ve uygarlığının tesirinde, İslam’ı gelişmenin önündeki engel kabul eden kadrolar olduğu için milli eğitimin anlayışını, ders programlarını, eğitimcileri, CHP li insan yetiştirmek üzere kurguladılar.
Ak Parti 17 yıldır bu yapıyı değiştirecek bir hamle yapamadı. Hatta işler daha kötüye gitti.
Evet bazı girişimlerde bulundu.
Mesela iktidarının ilk yıllarında iyi bir çalışma sonucu Yapılandırmacı Eğitim Sistemini uygulamaya koydu. Sistem mevcut yapıyı iyileştirme amaçlıydı. Sahadakilerin değişime direnci, Ak Parti ye tepkisi, sık bakan değişikliği sebebiyle arkasında gerekli siyasî destek olmaması vb sebeplerle netice alınamadı.
Kaldı ki bu çalışmada laik seküler eğitim yapısına karşı bir çıkış falan da yoktu.
Ak Parti dönemiyle birlikte Din Kültürü ve Ahlak bilgisi öğretmenleri sahadan çekilip müdür yardımcılığı, okul müdürlüğü, şube müdürlüğü, il millî eğitim müdür yardımcılığı, ilçe ve il milli eğitim müdürlüğü görevlerine atandı.
Okullarda çocuklara din, ahlak bilgisi verecek, hatta İmam Hatip liselerinde meslek derslerine girecek öğretmen kalmadı.
Ak Parti’nin uzun iktidarında bilenen solcu, Kemalist öğretmenler öğrencilerle daha yakından ilgilenmeye başladılar. Bu esnada muhafazakâr öğretmenler bir taraftan makam mansıp kovalıyor diğer yandan muhafazakâr iktidarın gölgesinde rehavet içinde keyf çatıyordu.
Hele 15 Temmuz kalkışmasının akabinde Fetullahcı öğretmenler temizlenince meydan iyice Kemalist ve solculara kaldı.
Genç, muhaliftir. Genç, isyankârdır. Genç aynı zamanda idealisttir. Gençler iktidarı düzenin sahibi gördükleri için Ak Partiye muhalefet ettiler. Geçmişi bilmedikleri için Ak Parti hükümetlerinin hatalarına isyan ettiler. Sol söylemleri ideal ve alternatif kabul ettiler.
Konya’da bir anne geçen yıl İHL yi bitiren kızını gösterip “Hocam kızım komünist oldu.” dedi. Şaşırdım. Kızla konuştuğumda onlarca sol kitap okuduğunu, Trip dergisi takip ettiğini öğrendim. “Amca İslâmî kesimde okunacak yazar yok ki” dedi.!!!
Bursa’da bir kurum müdürü arkadaşım İHL son sınıfta okuyan oğlu ile iletişim kuramadığını, çocuğunun tamamen sosyalist fikirleri savunduğunu çaresizce anlattı.
Hâlbuki müslümanlar bu kokuşmuş şirk düzeninin sahibi, savunucusu değildir. Muhalifidir. İslam laik, sküler, zalim global sistemlerin yegane alternatifidir.
Biz Ak Partiyle İslam’ın iktidar olduğu zannına kapıldık. Gençlerimiz bu iktidarı İslamî yönetim sandılar. Ve sola sempati duymaya yöneldiler.
Ak Parti ders programlarında inançlı nesil yetiştirmeye yönelik bir değişiklik yapamadı.
Mesela Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi adı üstünde dinler hakkında kültür ahlakla ilgili bilgi vermeyi amaçlar. Bunun yerine İslam İnanç Esasları, İslam Ahlakı gibi dersler koyamadı.
Seçmeli Kur’an-ı Kerim, seçmeli Siyer dersleri zevahiri kurtarmaya bile yetmedi.
Atatürkçülük ders olarak okutulmanın yanında Türkçe, Din Kültürü, Tarih vb derslerde okuma parçaları ile desteklenir, Müzikten Resime, Matematikten Fizike tüm derslerde zorunlu Atatürkçülük konularına yer veriliir, kollar kulüpler, anmalar, kutlamalar vb yolu beyinlere kazınırken; çocuklarımıza dinini öğretecek doğru dürüst bir ders yok. Olan ise haftada bir-iki saat.
Ak Parti Bol bol İHL açtı ama keyfiyet çok yetersiz kaldı.
İmam Hatip liselerinin idealist insan yetiştirdiği yıllarda müslümanlar zayıftı, ezilendi, muhalifti, yasaklarla boğuşuyordu. Bir derdi, davası vardı. Kalbi dava için çarpan hocalar gayretle öğrenci yetiştirmeye çabalıyordu.
1984 te 12 Eylül darbe konseyi MEB yetkililerini bir toplantıya çağırdı. Hayatî bir sorun vardı ve ivedilikle çözülmesi gerekiyordu.
Kenan Evren meseleyi ortaya koydu:
“Laik cumhuriyetimiz büyük bir tehdit altında. Bu tehdit İmam Hatip Liseleridir. Mezunlarının en başarılıları Siyasal, Hukuk, Kamu Yönetimi okuyup toplumu üstten kuşatıyor. Daha az başarılı olanlar öğretmen oluyor, toplumu alttan kuşatıyor. Bunların üniversiteye gitmelerinin önü behemehal kesilmelidir…
O köprülerin altından çook sular geçti.
Ak Parti öğretmen yetiştirme konusunda da bir değişime imza atamadı. Yine laik, seküler, batıya öykünen, ama daha niteliksiz, daha idealsiz öğretmenler yetişmeye devam ediyor.
Bu arada sivil toplum da iyi bir sınav veremedi. Başımızda sağlam bir çatı varken, ayaklarımızdaki prangalardan kurtulmuşken, elimize bir çok imkân geçmişken yapısal değişimler sağlayacak adımlar atamadık.
Çünkü asıl hedefi unuttuk. Ganimet derdine düştük. Çalışmalarımız mevzi ve cemaat boyutunda kaldı.
Eğitimci yetiştirecek, nesil yetiştirecek, Muvahhid mü’min yetiştirecek, dava adamı yetiştirecek mekanizmalar oluşturamadık.
Camilere kurslara yaptığımız yatırımı özel okullara yaparak çocuklarımızı sistemin hastalıklarına bulaştırmadan, dört başı mamur yetiştirmeyi başaramadık.
Her şeyi siyasetten bekledik. Hâlbuki bu oyun yani demokrasi batının sistemi. Laiklik bariyeriyle İslam’ı uygulamadan kaldırmış bir sistem. Değiştirilmesi teklif bile edilemeyen anayasa maddeleri ile korunuyor.
Bu sistemde demokratik yolla değişiklik yapılabilir mi? Evet yapılır. Yüzde 95 e ulaşırsanız… Peki bu eğitim sistemi değişmeden yüzde 95 iyi insan nasıl yetiştirilir?
Demokrasi ekspresinin İslam adlı bir istasyonu yok.
Boşuna hayal kurmayalım.
O sebeple siyasî mücadele ile İslâmî mücadeleyi ayıralım.
Şimdi başımızı ellerimizin arasına alıp yeniden ve gerçekten düşünme zamanı.
Kaynak : La Edri
- Vatandaş ETUS’tan şikâyetçi - Nisan 5, 2025
- Prof.Dr. Soner Duman Yazdı: Kalbinde Asla İnsanlara Karşı Kötülük Barndırmamak - Nisan 5, 2025
- Filistin Alimler Heyeti Başkanından Türklere Bir Mesaj Var - Nisan 5, 2025