İsa Kılıç Yazdı: Pazar Okuması… “Köpek”
Pazarokuması…
” Köpek ”
Daha önce ideal bir ortamda bulunanlar birbiriyle zıtlaştıklarında her iki tarafta zıt yönlerde birbirlerinden uzaklaşıp ideal alanı terk ederler. Toplum hassasiyetinin ikiye bölündüğü son dönemin popüler konusu olan köpeklerin yaşama hakkı ve yaşama şekli konusunda da böyle bir durum söz konusudur.
Genel olarak son yüz yılda artan bir hızla köpeklerle insanların aynı mesken ve ortamları paylaşmaya başlamasıyla bu sorun da artarak devam etti. Esasen canlıların doğal ortamlarını değiştirmek sorunun da doğal bir hal almasına sebep oluyor. Başka bir ifade ile doğa bu yanlışa tepki göstererek düzeltilmesini istiyor.
Köpekler için en ideal ortam geniş ve doğal ortamlardır. Bir köpeği ev ortamında yaşamaya mecbur etmek hem köpeğe hem aynı binayı paylaşan insanlara eziyettir. Bu bir hayvanseverlik değil, hayvanlarla eğlenmektir. Canlılara eziyet ederek veya onların hayatını kısıtlayıp baskılayarak sevme alışkanlığından vazgeçmek gerekiyor. Çünkü bu bir sevgi değil bencilliktir. Hiç kimse uçmak gibi geniş özgürlüğe sahip bir kuşu bir kaç santimlik bir kafese koyarak onu sevdiğini iddia edemez. Bunu yapmak, zevk ve eğlence için kuşun hayatını cehenneme çevirmektir. Aynı şekilde hiç kimse nefret duygusuna muhatap kılarak bir canlıya zulmedemez.
Bir binanın içinde köpekten huylanan, korkan, kaygılanan veya talihsiz bir anı nedeniyle fobisi olan insanlar olabilir. Bunların içinde çocuklar, engelliler ve yaşlılar olabilir. Bu insanlar her gün binanın asansör ve merdivenlerinde köpeklerle karşılaşmak istemezler. Binaya giriş ve çıkışlarda huzursuz olmayı istemezler. Genelde, bu köpeklerin aşılı olduğu, saldırgan olmadığı, eğitimli ve evcilleştirilmiş olduğu söylenir. Fakat bina sakinlerinin veya dışardan binaya misafir gelenlerin hepsi bunu bilmezler. Ayrıca ne olursa olsun hiç kimse bir hayvan için garanti veremez. Nitekim her yıl yüzlerce insan köpek saldırısı yüzünden ölmekte veya yaralanmaktadır. Bu köpeklerin önemli bir kısmı da sahipli, aşılı, eğitimli köpeklerdir. Ayrıca köpek fobisi veya huylanmak aşıya bakmaz. Bu yüzden hiç kimse köpek hobisi için köpek fobisi olanların buna katlanmasını isteyemez. Hiç kimse benim köpeğim, köpek zevkim ve köpekle olan eğlencem başkasının hayatından daha değerlidir diyemez. Yine hiç kimsenin köpek zevki, ve köpek hobisi için yani sırf eğlenmek için köpeği doğal ortamından çekip daracık bir ev ortamında yaşamaya mecbur etmeye, sokağa çıkarırken de boynuna tasma, zincir ve çeşitli kıyafetler giydirmeye hakkı olmamalıdır. Bu, köpeğe karşı bencilliktir.
Diğer tarafta köpekleri haksız yere öldürmek, onlara işkence etmek, ayaklarını kesmek, arabaların arkasında sürüklemek, onları aç ve susuz bırakmak son derece vahşice bir zulümdür. Bunu yapanlar cezasız kalmamalıdır.
Yapılması gereken şey ise ihtiyaç fazlası köpekleri öldürmek yerine şehir dışında geniş ve doğal bir alanda barındırmak ve onları kısırlaştırmaktır. Bu şekilde beş on yıl sonra köpekler doğal ömürlerini doğal ortamda tamamlayarak sorun olmaktan çıkacaktır. Köpekleri beslemek çok maliyetli değildir. Şehrin yiyecek artıkları onları beslemeye yeter.
Şu anda bu konu köpeklerin hayatını hiçe sayıp onları öldürmek ile insan hayatını hiçe sayıp köpek zevkini göze sokmak arasında zıt yönlerde gelişen ve ideal olandan uzaklaştıran iki etik dışı davranış üzerinde gelişiyor. İnsan hayatı da köpek hayatı da köpeklerle eğlenme hobisinden veya köpeklere duyulan nefret duygusundan çok daha değerlidir. Hiçbir canlının hayatı zevk ve eğlence aracı değildir. Yine hiçbir canlı, nefret duygusuna karşılık zulme maruz bırakılamaz vesselam.
Hayatımz merhametli ve çözüm odaklı olsun dileğiyle…….dost.
Kaynak: İsa Kılıç
- Filistin Alimler Heyeti Başkanından Türklere Bir Mesaj Var - Nisan 5, 2025
- Zekeriyya Kocalan Yazdı: Volkan Konak - Nisan 5, 2025
Çok doğru
Güzel bir tesbit