İsa Kılıç Yazdı: “Düşünün!”
“Düşünün!”
Kendi hakkımızdaki ilk göze çarpan şey, Batı medeniyeti karşısında yenik düşmenin korkusunu da, kompleksini de millet olarak hala üzerimizden atamamış olma gerçeğimiz. Batıya olan ölçüsüz hayranlığımızın da, kendimize beslediğimiz megalomanlığımızın da temelinde, yaşadığımız bu travmanın yarattığı onmaz ezikliğini hala ruhumuzda taşımamız var. Gel gör ki, mağlup olduğumuz güce karşı hayranlığımız da, mesnetsiz meydan okumamız da, bizi ihtiyacımız olan çözüm alternatiflerinden aynı derecede uzaklaştırmaktadır. Niçin? Çünkü, birisi bizi kendimizden negatif, diğeri pozitif yönde öteler. Bizim ise sorunumuzu çözmek için tam olarak, kendimizi tanımaya ihtiyacımız vardır. Yakın tarihimizdeki uygulamalara baktığımızda, birbirinin alternatifi olduğu halde, aynı mantık hatası ile ortaya konulup işe yaramayan çözüm biçimleri vardır.
Mesela, batıyı yakalamanın yolunu hayranları, batı gibi konuşmak, giyinip kuşanmak ve kendimize ait değerlerimizi yok saymak ile mümkün olduğunu düşündüler. Ama bu uygulamalar bizi batıya hiç bir şekilde yaklaştırmadığı gibi problem portföyümüzü de ciddi biçimde şişirdi. Başka bir alternatif ise kendi değerlerimize yönelerek, bol bol Kur’an okuyup, hadis ezberleyerek sonuç devşirmeyi denemektedir. Bu noktada aynı mantık hatasını farklı biçimde uyguladığımızı düşünüyorum. Batı gibi konuşup, giyinip, yemek içmek bizi batılılaştıramayacağı gibi, bol bol Kur’an okuyup hadis ezberlemek ve geçmiş bilgilere ağır hakaretler savurmak da müslümanlaştıramayacaktır. Zira Kur’an okumak, hadis ezberlemek kimlik sahibi olup yaşamak için yetmeyecektir. Kur-an’ı anlamanın yolu sürekli kuran okuyup ezberlemekten değil, Kur-an’ın gösterdiği istikamette bir yaşam oluşturup dünyevi işleri, bilimi, sanatı, hukuku, elde edilen o zeminde yönetmekle mümkündür.İstediğiniz kadar, gece gündüz Kur’an okuyun onu anlama istidadınız yaşadığınız dönem itibarı ile yaşamı kavrama potansiyeliniz kadardır. Kur-an bize ham petrol verir. Onu hareket enerjisine dönüştürerek karada yol katetmenin, denizde yüzmenin, havada uçmanın yolu bizim yeteneklerimizde saklıdır. Ancak yeteneklerimizi açığa çıkarıp işleyerek çözüm üretebiliriz. Kur’an ‘düşünün’ diyor, müteakiben herkes birbirine ”Kur’an düşünün dedi” diyor. Bizim Batıyı(sekülarizmi) da, Kur’an’ı da anlama biçimimiz bundan ibaret. Oysa, böyle bir ayeti okuyan kimsenin, izleyeceği yol, karşısına çıkan sorunu sükunetle, sorup soruşturacak, değerlendirecek ve sonunda bir kanaat elde ederek harekete geçmek şeklinde olmalı idi. Bu metodun uygulanması ile, sormadan sorgulamadan, bilmediği şeylerin arkasından gitmeyen bir düşünce geleneği oluşturulacak böylece düşünen bir toplum elde etmenin yolu açılacaktı. Kanaatimce ”düşünün” tavsiye veya teklifini anlamanın icabı ancak bu biçimde yerine getirilebilir. Eviniz şen, gönlünüz Gülşen olsun…..dost.
Kaynak: İsa Kılıç
- Vatandaş ETUS’tan şikâyetçi - Nisan 5, 2025
- Prof.Dr. Soner Duman Yazdı: Kalbinde Asla İnsanlara Karşı Kötülük Barndırmamak - Nisan 5, 2025
- Filistin Alimler Heyeti Başkanından Türklere Bir Mesaj Var - Nisan 5, 2025