Emine Erdek Yazdı: Mezhepler Bid’at midir?

Mezheb bid’at (sonradan uydurma) midir?
Zamanımızda kimileri ‘mezheb bid’attir, sahabe toplumunda herkes kitab ve sünnetten doğrudan kendisi hüküm çıkarıyordu. Bizim şimdi bir mezhebi taklid etmemiz İslâmda yok’ diyor. Pekala bu ciddi iddiayı sahabe toplumuna vurarak test edelim:
Veda haccına katılan sahabe sayısını kaynaklar en fazla 140.000 olarak veriyor ve hacca gelmeyenler gelenlerden fazla idi diye kayıt koyuyor. Buna göre Sahabe nüfusunun 300.000 olduğunu var sayalım. Yukarıdaki iddiaya göre bu nüfusun tamamının içtihad etmesi yani tüm sahabenin müctehid olması gerekir. Halbuki sahabe Müctehidleri, en çok içtihad edenler 7 kişi, bir tane içtihadı olanları saysak bile tam tamına 162 kişidir. Buna göre nüfusu 162’ye bölersek müctehid başına yaklaşık 2 bin mukallid Sahabe düşer. Hatta baştaki 7 fakih sahabiye bölersek müctehid başına 45 000 mukallid (taklid eden) kişi düşer. Yani 1 müctehid içtihad ediyor, 2 bin veya 45 bin sahabe onları taklid ediyor. Demek ki mezheb olayı yani içtihad ve taklid sahabe toplumunda olgu olarak varmış, ismi sonra konulmuş. Ve demek ki mezheb bid’at değilmiş. Birileri de diyor ki ‘Ben çok hadis okudum kendim içtihad ederim’ diyor. Biz de ‘öyle yağma yok, hadis bilmek içtiha edebilmek anlamına gelmez’ diyoruz.
İşte delil: Sahabe içinde 1 numara Hadisçi Ebu Hureyre idi. İddiaya göre çok hadis bilen bu mübarek sahabi fıkıhta da 1 numara olmalıydı. Ama öyle değil. Sahabe toplumunda 1 müctehide karşılık yaklaşık 10 Hadisçi düşmektedir. Ayrıca veda hutbesinde Peygamberimiz ‘burada olanlar, olmayanlara DUYURSUN, olabilir ki burada olmayanlar burada olanlardan daha iyi anlar’ buyurmuştur. Bu mübarek söze göre hadisi ezberleyip nakleden kişi içtihad ederek hüküm çıkaramayabilir.
Öyleyse artık ‘Ben hadis biliyorum içtihad ederim’ veya ‘mezheb bid’attir’ demekten vaz geçin de gülünç duruma düşmeyin. Buna rağmen bu iddiada bulunmak süper ve çok kaliteli (!) bir salak olmayı gerektirir, vesselam.
Kaynak: Emine Erdek

admin
Sosyal Medya

admin

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Gönder
Haber İhbar Hattı
Haber İhbar Hattı..
Lütfen Sağ Alttaki Gönder Butonunu Tıklayınız.