Ali Süzen Yazdı: Edirne Valisi Yunus Sezer’e Açık Mektup -4
Edirne Valisi Yunus Sezer’e Açık Mektup -4
Edirne’de en çok kazaların yaşandığı ve üzücü durumların ortaya çıktığı, can kayıplarının meydana geldiği yerlerden biri de Ayşekadın Camii’nin yanındaki yaya geçididir. Öyle ki, hafta veya ay geçmiyor ki orada karşıdan karşıya geçmek isteyen bir yayaya motosiklet veya bir otomobil çarpmış olmasın!.. Hatta bazen de bir motosiklet sürücüsüne bir otomobil çarpmış olmasın!..
Çünkü; bahse konu olan yer, konumu itibariyle biraz çukur ve araç sürücüleri şehir içi hız limitlerine çokçası pek uymuyorlar. Denetim şart…
Evet, denetim şart ama alınması gereken ve alınabilecek basit önlemlerle bu kazaların önüne geçmek de zor değil, aslında.
Ne mi yapılabilir?
Evvela yaya geçidinin olduğu yere dikkat çekmek amacıyla ışıklandırma yapılmalıdır.
İkinci olarak da özellikle motokuryelerin yaya geçidini kullanarak aldıkları siparişleri bir an önce yerine ulaştırmak amacıyla bahse konu yeri kullanarak ve ikinci bir ihlalde daha bulunarak Ayşekadın Camii’nin önündeki trafiğe kapalı sadece yayalar, bebek arabaları ve engelliler için ayrılmış olan yeri kullanarak Ekmekçizade Kervansarayı’na veya tam adıyla Eski İstanbul Caddesi’ne çıkmalarına mutlaka ve mutlaka engel olunmalıdır. Birkaç dakika kazanacağız diye trafiği ve kendi can güvenliklerini tehlikeye atmalarına asla ama asla izin verilmemelidir.
Yapılacak iş basit aslında…
Hem Atatürk Bulvarı tarafına hem de Eski İstanbul Caddesi tarafına uyarı levhaları asmak ve her iki tarafa konulacak güvenlik kameraları tarafından durumun her daim izlenmesi ve gerekli yasal yaptırımların Emniyet birimlerince musamahasız uygulanması…
Kendileri ile yaptığım görüşmelerde cami cemaati ve yayaların da motosiklet teröründen hayli rahatsız oldukları ve hatta hatta yaralanmalı kazaların yaşandığı bilgisini bizzat bana ifade ettiler.
***
Edirne’de önceden cami cemaatinin namaz vakitlerini beklerken veya namazdan sonra çay, kahve içerek sohbet ettikleri, buluştukları birbirlerine dertlerini sıkıntılarını anlattıkları bir nevi rehabilitasyon merkezi işlevi de gören bir yer vardı: ÜÇ ŞEREFELİ CAMİİ BAHÇESİ…
Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün yanlış bir icraatı ile bu merkezi ve ferah yer, cami cemaati ve İslâmî Kesimin buluşma dertleşme yeri olmaktan çıktı ve tamamen ticari, yüksek kâr gayesi güden, cami cemaati dışında diğer parklar gibi alelade bir yer haline geldi veya özellikle getirildi.
Edirne’mizde öyle yerler çok hem de pek çok sayıda varken bir Tarihi Caminin bahçesinin insanımızın pek çoğunun değil, ziyaretçilerin bile çok pahalı buldukları bir yere dönüştürülmesi, gerçekten vakıf duasına ve ruhuna aykırı, vakıf bedduasını hak ettirecek niteliktedir.
Eminim ki, Burmalı (Üçşerefeli) Camii’nin Banisi, Çağ açıp çağ kapatan Edirneli Ulu Hakan Fatih Sultan Mehmet’in babası, Edirne Fatihi değil belki ama Edirne’mize bıraktığı, kazandırdığı birçok ve önemli eserle şehri adeta yeniden mamur eden 2. Murat’ın da kemiklerini sizlatmaktadır, bu durum…
Zat-ı Âlinizden kamuoyunun beklentisi, bu Cami Bahçesinin Ticari bir alan olmaktan çıkarılması konusunda ilgi ve alakanızı esirgememeniz ve direktiflerinizle eski misyonuna döndürülmesi konusunda gereğini yapmanızdır.
Kaynak: Ali Süzen, Edirne -06.08.2024
- Prof.Dr. Mustafa Öz Yazdı: HangiYönetim Kendisine Muhalif Unsurlarla Çalışmak İster? - Nisan 5, 2025
- Edirne Ulus Pazarında Komşu Kadınlardan Hırsızlık Girişimi - Nisan 5, 2025
- Edirne’de Otomobil Yaşlı Kadına Çarpıp Kaçtı - Nisan 4, 2025