Döleneken’den Şehir Sellerine Karşı Çözüm Önerisi
Döleneken’den Şehir Sellerine Karşı Çözüm Önerisi
Dünyadaki iklim kriziyle birlikte kentlerde yaşanan ani sağanak yağış ve kent içi sel sorunu ile ilgili konuşan şehir plancısı Namık Kemal Döleneken, Edirne için çözüm önerilerini açıkladı. Döleneken, Edirne altyapısındaki sorunların çok sık dile getirilse de kentteki betonlaşma, asfalt yoğunluğu ve su geçirgen alanların azlığına dikkat çekerek, su hasadının önemini hatırlattı.
Edirne’de şehir plancısı Namık Kemal Döleneken, dünyadaki iklim krizi ile birlikte değişen yağış rejimi ve kentlere etkisi ile ilgili ‘www.batiekspres.com’ haber sitesine açıklama yaptı.
Döleneken, plansız sağanak yağışlarla birlikte Edirne’yi de olumsuz etkileyen yağmur yağışlarının, kent içinde adeta seli andıran su birikmelerine çözüm önerilerini açıkladı. Kentlerdeki yoğun beton ve asfalt kullanımına dikkat çeken Döleneken, çözüm önerilerinde ise özellikle su hasadını vurguladı.
“EDİRNE’DEKİ SU SIKINTISI DOĞRUDAN NEHİR KAYNAKLI DEĞİL”
Edirne’de şehir içi sel tehlikesi konusunda nehir taşkını sorununun ciddi şekilde yer almadığı söyleyen Döleneken; “Edirne’de ciddi şekilde şehir içi nehir taşkını sorunu aslında yok. Çünkü şimdiye kadar seddeyi aşacak seviyeye hiç gelmedi. Ciddi seviyelere yükseldiği dönemleri de biliyoruz. Belki yine olabilir ama o afet hali olur. Aşağıdaki mahallelerin tümü su altında kalır. Bununla ilgili de bir plan olacaktır ama bundan önce çok daha basit şeyler var. Nehir taştığında seddenin olmadığı tarafa taşıyor. Bosnaköy, iki köprü arası, oradaki arazilere, Karaağaç’ın alçak kesimlerine taşıyor. Bununla ilgili yapılacak şeyler vardır. Edirne’deki su konusundaki sıkıntı doğrudan nehirden kaynaklı değil” ifadelerini kullandı.
“BÜTÜN SULARIN DAYANDIĞI SEDDE VAR”
Edirne’deki özellikle Buçuktepe gibi tepelere dikkat çeken Döleneken; “Edirne bir tepe. Buçuktepe zirve. Tunca’ya doğru inen bir yamaç var, ön taraftan Meriç’e doğru inen bir yamaç var. Sonuçta sular buradan aşağıya doğru gidiyor. Bizdeki sıkıntı, nehirden korunmak için sedde yaptığımız için tepeden gelen bütün suların dayandığı sedde var. Şehir suyu akıp da ovaya gitmiyor. Böyle ciddi bir sıkıntımız var. Aşırı yağışlarda nehir suyu da yükseliyor ve suyu ancak pompajla atabiliyoruz. Helvacı Deresi’nin ucunda DSİ’nin pompaları var. Belediyenin birkaç noktada pompası var” dedi.
“YENİ İKLİM KOŞULLARINDA ESKİ ALTYAPILARIN KIYMETİ YOK”
Döleneken, kamuoyunda Edirne’nin altyapısının sık sık dile getirildiğini belirterek; “Altyapı çok konuşuluyor. Altyapı aslında hiç yok değil. Ama yeni iklim koşullarında eski hesapların ve eski altyapıların hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Çünkü her gün dünyanın birkaç köşesinde şehir içinde akan görüntüler görüyoruz. ABD’de de Avrupa’nın bütün şehirlerinde de oluyor. Sadece altyapı ile çözülebilecek bir konu değil. Edirne’de altyapı hiç yok değil. Burada birkaç sorun var. Senin yağmur suyu altyapısının projesinde hatalar olabilir. Yağmur suyu sistemi şehirde yeteri kadar yaygın olmayabilir. Sonuçta bu yer altında olduğu için gelen su ile beraber kirlilik de geliyor. Acaba bu sistemi çalıştırabiliyor musunuz? Meriç ve Tunca boyundaki pompalara acaba yeteri kadar su gelebiliyor mu? Eğer yağmur suyunu yeterli kadar toparlayıp, oraya verip, oradan da sağlıklı bir şekilde pompalardan veremiyorsan çok ciddi bir sorun. Oraya ne kadar su geldiğini bilmek lazım” sözlerine yer verdi.
“TOPRAĞA GEÇİRGEN BİR ŞEY YOKSA ÇUKUR YERLERDE BİRİKİR”
Edirne’de altyapı konusunun çok sık gündeme getirilme nedenine dikkat çeken Döleneken; “Çünkü Edirne’nin yeni yapılaşmaya açılan, insanların yatırım yaptığı, çok pahalı konutların yapıldığı bir bölgesi var. O bölgede altyapı yoktu. Olmadığı için de onlara altyapı yapılabilmesi için yapıldı. Bu altyapı yapıldı ama hala sıkıntı var. Ama sadece Edirne’de değil, her yerde sıkıntı var. Sorun, bunun bir bütün olarak ele alınmamasıdır. Sadece mazgal büyük, boru geniş diye konuşmak kolay. Bunların hepsinde doğruluk payı da olabilir. Ama çatına, bahçene düşen, avluna giren her damla yağmuru sokağa, caddeye veriyorsan, o sokak ve caddelerde de bir metrekare bile emici, toprağa geçirgen bir yer yoksa, bu su oradan hızlanarak gelir ve şehrin çukur yerlerinde birikir. Bunu altyapıyla değil, hiçbir şeyle önleyemezsin” dedi.
“ÇATINDAKİ SUYU KENDİN DEPOLAYACAKSIN”
Şehir selleri ile ilgili çözüm önerisini açıklayan Döleneken; “Şehir selleriyle ilgili hedef, suyu kaynağında durdurmak. Bizim evlerimizin, okullarımızın, iş yerlerimizin bahçelerini, her tarafı ya beton ya da asfalt yaptık. Yollarımız, kaldırımlarımız da böyle ve daha çok böyle yapıyoruz. Biz suyu kaynağında durdurmak zorundayız. Bunun dışındaki çözümlerin hepsi yalan. Bunun için de çare, beton ve asfalt ile kaplanan alanlarda suyu mutlaka depolamaktır. Çatındaki suyu kendin depolayacaksın, sokağa, caddeye vermeyeceksin. O suyu da kullanmanın yolunu arayacaksın. Su zaten çok kısıtlı. Bu sadece bir taşkın değil, su planlamasıdır. Dünyanın su planlaması yapması lazım. Çünkü su değerli ve hunharca harcamaya devam ediyoruz. Şehirlerde her gün az su kaldığına dair anonslar yapılıyor ama kullanmaya devam ediyoruz. Hiç kimse yağmur suyunu depolayıp kullanmıyor. Bunu bir planlama dahilinde, zorlayıcı bir şekilde, belki de mecbur tutmak lazım. Bunun için kaynak da bulunur. Bu projeyi uygulamak için dünyanın birçok kuruluşundan, AB’den, her yerden finansmanını sağlarsınız. Çünkü bugün bütün dünyada su ile ilgili projeler destek buluyor. Bunu mutlaka yapmamız lazım. Ayrıca kamunun da örnek olması için buna kendi yapılarından başlaması lazım. Sadece binalar da değil, açık alanlarda da mutlaka geçici, mevsimsel ya da kalıcı su depolama projeler yapmak, geçirgen alanları artırmak gereklidir. Dünyada bunun başka bir çözümü yok” diye konuştu.
Batıekspres
- Vatandaş ETUS’tan şikâyetçi - Nisan 5, 2025
- Prof.Dr. Soner Duman Yazdı: Kalbinde Asla İnsanlara Karşı Kötülük Barndırmamak - Nisan 5, 2025
- Filistin Alimler Heyeti Başkanından Türklere Bir Mesaj Var - Nisan 5, 2025