Şaban Ünal Yazdı: Hepten mi Kaybettiniz Dengenizi? Kıvırmayın Cevap Verin!
HEPTEN Mİ KAYBETTİNİZ DENGENİZİ?
KIVIRMAYIN. CEVAP VERİN
Tutuklandıktan sonra konulduğu Silivri Cezaevi’nde ilk gecesini geçiren Ekrem İmamoğlu koğuşta tek başına kalıyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca “yolsuzluk” iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında önceki gün tutuklanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu cezaevine gönderildi.
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın da arasında bulunduğu 50 kişi de tutuklanarak cezaevine konuldu.
Baba parasıyla kaçak diploma almaya benzemez bu iş.
Bunca günahı, sokakları yakarak örtemezsiniz.
Ne polisin üzerine attığınız asit ne de Şehzade Camii’nin duvarına yaptığınız idrar bozuk kimyanızı ölçmeye yetebilir.
Suçlarınız öyle büyük ki, parçaladığınız mezar taşları bile dile gelip haykıracak yüzünüze.
İstanbul başta olmak üzere şehirlerimiz vandalların saldırısı altında. Kimisi meclis üyesi kimisi belediye şirketlerinde eleman yapılıp maaşa bağlanan, kimisi ise yardım sandıklarından “fonlanan terör örgütü mensuplarının öncülüğünde” şehirlerimizi yakmaya, yıkmaya çalışıyorlar.
Özgür Özel meydana çağırdığı kitleyi dahi idare etmekten aciz iken bir de üstüne “Oturalım mı, polisle çatışalım mı” diye oylama yapıyor.
Muharrem İnce yüzlerini kapatıp etrafı ateşe veren teröristleri MİT mensubu olmakla itham ediyor. Aklınızı mı yitirdiniz?
Hepten mi kaybettiniz dengenizi?
İBB Başkanı İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık’la birlikte “partide eşi, işinde yoldaşı” Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın yanına gönderildi.
Üçü de yolsuzluk ve hırsızlıktan yargılanıyor.
Üçü de artık “eski başkan”. CHP’den iddia edilen bu ağır suçlarla ilgili tek bir cevap yok.
Öyle görünüyor ki daha ilk günden kendini mahkeme yerine koyup, İmamoğlu’nu suçsuz ilan eden CHP liderinden makul bir cevap gelmeyecek.
Özel’in durumu da zor olsa gerek. Cevap verse şaibeli kongredeki delege pazarlığını nasıl açıklayacak? Vermese bu suçlamaların altında ezilecek. En iyisi beklemek. Nasılsa makamın diyetini isteyecek kimse kalmadı ortada.
Hepsi kodeste.
“Birkaç gün daha bağırır, çağırır sonra partideki işlerimize döneriz” diye düşünüyor olabilirler mi? Neden olmasın?
İmamoğlu beraberindeki onlarca partiliyle birlikte cezaevine giderken tek bir CHP’li kendisini yolculamadı.
Çünkü tüm partililer o saatlerde “ön seçim” adı altında “tek adaylı bir seçim” saçmalığıyla oyalanıyorlardı.
Anlaşıldı CHP cevap vermeyecek. O halde suçlanan neden susuyor?
“Savcı kim oluyor da beni sorgulayacak” diye efelendiğinde kendini savunacak bir sözün var sanmıştık. Şimdi Silivri’nin duvarlarına bakarak cevap ver.
Çünkü kaçacak, saklanacak durumda değilsin.
Artık sorularını alay ederek geçiştirebileceğin, hakaret ederek susturacağın basın mensupları yok karşında. Halk adına sorgulayan savcıların karşısındasın.
50 bin lira sermayeyle kurulan bir şirket üç yılda İBB’den 2 Milyar 100 Milyonluk ihale alacak seviyeye nasıl gelebilir?
Neden 32 Milyona aldığı üç villayı sana 15 Milyona satar?
Neden sahibi olduğun bu boğaza nazır villaların etrafındaki yeşil alan halkın cebinden 156 Milyon lira ödenerek kamulaştırılır?
Nasıl olur da bir dönem İmamoğlu İnşaat’ta kalfalık yapan Adem Soytekin’in hesabında 600 Milyon lira bulunabilir?
Nasıl olur da bu kişiye kurdurulan şirkete İmamoğlu İnşaat’ın sekiz mülkü bedelsiz olarak verilebilir? Kalfalıktan patronluğa yükselen bu kişinin hesabına dört yılda 1 Milyar 250 Milyon lira nasıl gelebilir? Bu kişinin İBB’den ihale alan firmalardan komisyon tahsiliyle görevlendirildiği doğru mudur?
Her iş yapan kişiden yüzde 20 para kesilip, bu havuza yatırıldığı doğru mudur?
İki yılda ihale alan 20 şirketin 170 ihale evrakında sahtecilik yapıldığı iddiasına bir cevabın var mı? Kültür AŞ ve sözcün Murat Ongun’un yönettiği Medya AŞ’deki yolsuzluk miktarının 68 Milyar liraya ulaştığı iddiasına bir cevabın var mı?
Capacity AVM’nin sahibinden 5 Milyon rüşvet istediğin, alamayınca 197 Milyon lira ceza kestiğin doğru mu?
Bu soruları çoğaltmak mümkün.
Çünkü suç isnat edilen dosyalar o kadar çoktu ki, adliye binasına ancak el arabasıyla taşınabildiler.
Şimdi etrafı yakıp yıkmayı bırakın.
Başınızı ellerinizin arasına koyup, millete vereceğiniz hesabı düşünün.
A*M.Ö.
Kaynak: Şaban Ünal