Mansur Esen Yazdı: Büyük Skandal!!!

BÜYÜK SKANDAL!!!
“Açık Kaynak Araştırması”na meraklı ve kendi ölçeğimde başarılı olduğumu sanıyordum.
Ama öyle bir SKANDALI gözden kaçırmışım ki, İNANILMAZ!..
Buyurun Mutlaka okuyun!

Dün saatlerce açık kaynaklardan bu konuyu araştırdıkça, okudukça, Sonuçlarını düşündükçe DEHŞETE düştüm, nasıl mı?
Çıkardığım notları ve bu Skandalı birlikte okuyalım.

1-) 22 Eylül 2020’de kameralar önünde İBB başkanı Ekrem İMAMOĞLU ile ABD Ankara Büyükelçisi David SATTERFİELD arasında “İstanbul Ulaşım ve Trafik Mükemmeliyet Merkezi” Projesine 5,1 milyon dolarlık bir hibe anlaşması imzalamışlar.
Bunu da büyük bir başarı gibi kendileri duyurmuşlar.

Bakın bu anlaşmanın maddelerinden sadece biri ne öngörüyor;
İstanbul’un binlerce Şehir Trafik Kameraları kullanım, denetim geliştirme ve Veri toplama işi için SAS isimli bir ABD şirketi YETKİLENDİRİLECEK,
Bu işlem karşılığında bu şirkete 5,1 milyon Dolar ödenmesi, (İstanbul Belediyesi’ne hibe değil) ABD tarafından kendi SAS Şirketine ödenecek!..
Yani haydut ABD sağ cebinden sol cebine para koyacak sonra da; “Biz İstanbul Belediyesine 5,1 milyon dolar HİBE ettik” diyecek, İstanbul Belediyesi’nin kasasına da bir kuruş girmeyecek!
Ee ne var bunda diyebilirsiniz.
Ne mi var? Koca İstanbul Şehrinin tüm KAMERALARININ ve MERKEZİNİN tüm kontrolü bu Şirket üzerinden CIA/Abd’ye geçmiş oluyor.
16 milyonluk İstanbul’un tüm görsel VERİLERİ 2020 yılından beri Amerikan şirketine akıtılmış oluyor!..

Düşünsenize 16 milyonluk koca İstanbul’un bütün İnsan hareketleri, YAYALARI, plakalarına varıncaya kadar ARAÇLARI, içindeki canlıları, hangi kaldırımdan, hangi sokaktan, hangi duraktan nereye gitti, nerede durdu, saat kaçta nerede bekledi, bütün bu veriler Amerikan şirketine aktarılıyor. İstanbul’un ŞEHİR TRAFİK KAMERALARI demek;
her Bulvar, her cadde, her sokak, her apartman demek, her araç, her insan demek. En ücra noktadan en kalabalık noktaya kadar hepsini gözlemlemek, hareketleri KAYIT altına almak ve İSTİHBARÎ bilgi toplamak demek!..
İnsanların hangi wi-fi’ye bağlandığını, hangi metroya bindiğini, hangi durakta indiğini, hangi eve girdiğini, hangi iş yerine, hangi veya markete girdiğini anlık görüp kayıt altına almışlar.

Önemli insanlardan, kritik yerde görevli insanlara, Askeriyede, Emniyette, İstihbaratta, yüksek teknoloji şirketlerinde görevli insanların hangi saatte aracına bindiği, hangi saatte nereye gittiği, nerede yemek yiyip nerede çay içtiği, nerede durduğu, ne zaman evine döndüğü, ne zaman yürüyüşe çıktığı, ne zaman spor yaptığı gibi bütün KRİTİK BİLGİLERİ oturdukları yerden, yani SAS şirketine devredilen Kontrol Merkezinden Amerika’ya aktarılmış oluyordu.
16 milyon İstanbul’un bütün VERİLERİ günlük saatlik hareketleri, araç plakalarının tamamı Abd/Cia’ya aktarılmış!..

2-) Bir İngiliz teknoloji şirketinden de güya VERİLERİN işlenmesi konusunda bilişim sistemi UYGULAMASI alınıyor.
Bu uygulamada vatandaşın İBB’deki tüm abone bilgileri, Adresleri, TC No’ları, Emlak bilgileri, Telefon No’ları, İspark’a araç koymak için abone olanların bilgileri, Su Abone bilgileri, İlan Reklam vergi mükellef bilgileri, İmar-İnşaat Ruhsat bilgilerine varıncaya kadar gizli olması gereken bütün KİŞİSEL VERİLERİ olduğu gibi bir havuza toplanıp, PARA karşılığı satılmış.
Tabii aynı zamanda İngiliz Şirketine de “Backdoor/Arkakapı”dan anlık VERİ transferi olmuş!..

İstanbul bir deneme bir pilot bölge olarak kullanılmış ve buradan büyük paralar elde etmişler.
İşin başında tabi ki M.Ongun varmış.

İBB’den yola çıkarak diğer bütün CHP’li belediyeler üzerinde aynı operasyona başlamışlar ama ne kadar ilerledikleri (şimdilik) bilinmiyor.
Dolayısıyla hedefleri 86 milyon Türkiye’nin tümünün Kişisel Verilerini, Kimlik bilgilerini (KVK Kanununa göre) ve Uluslararası antlaşmalara göre de gizli olması gereken VERİLERİ toplamaktı.
Şu ana kadar toplayıp biriktirdikleri Verileri Amerikan ve İngiliz şirketlerine büyük paralar karşılığında sattıkları iddia ediliyor. Bu veri toplama ve satış işlerine dair Murat Ongun’un da olduğu bir SES KAYDININ Cumhuriyet Başsavcılığında olduğu ve bunun incelendiği, ilgili dosyanın içerisinde buna dair delillerinde olduğu gelen bilgiler arasında.

Güya İstanbul Trafiğini RAHATLATMAK(!) adına ABD B.Elçisiyle bir anlaşma yap (kimileri buna Büyük İHANET diyor) ve Kamera Merkezini Abd’li SAS Şirketine TESLİM et!..
Üstelik geçen süre zarfında İstanbul Trafiği rahatlamak şöyle dursun, Dünyanın EN KÖTÜ ve EN SIKIŞIK Trafiği olduğu kayıtlara geçsin!..
İHANET mi dersiniz,
Gaflet mi dersiniz,
Dalâlet mi dersiniz bilmem, ama bu kadar yeter!!!
Araştırdıkça, yazdıkça içim daraldı, öfkeden ellerim titredi…
Bakalım YARGI NE DİYECEK…
22.03.2025
Kaynak: Mansur Esen

admin
Sosyal Medya

admin

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Gönder
Haber İhbar Hattı
Haber İhbar Hattı..
Lütfen Sağ Alttaki Gönder Butonunu Tıklayınız.