Dr. Abdulaziz Kıranşal Yazdı: Tehlikeli Müslümanlar Olmak Zorundayız!

Tehlikeli Müslümanlar Olmak Zorundayız!

İslam coğrafyasında kadınlarımızın namusunu, çocuklarımızın canını, erkeklerimizin şerefini, topraklarımızı ve özgürlüğümüzü korumak için tehlikeli Müslümanlar olmak zorundayız.

Rahmetli Aytunç Altındal, Erbakan Hoca ile ilgili anılarını anlatırken 1996 yılında Amerika’ya yaptığı bir seyahatten bahseder. O seyahatte Siyonist İsrail’in güvenliğinden sorumlu JİNSA örgütüne bağlı ajanların kendisine Erbakan’dan uzak durması gerektiğini söylemişlerdi. Aytunç Altındal bunun sebebini sorduğunda ise verdikleri cevap şudur: “Çünkü Erbakan çok tehlikeli bir Müslüman’dır.”

Evet, tehlikeli Müslüman!
Peki, kimin için? Küresel Siyonizm ve emperyalizm için. Peki Neden? Çünkü Erbakan, Siyonizm’in ve emperyalizmin bütün ekonomik sistemlerini yerle bir edecek, bankalarını ve borsalarını başlarına geçirecek, AB’lerini, BM’lerini ve NATO’larını etkisiz kılacak ekonomik, siyasi, askeri ve teknolojik projeler üretmekteydi…

Evet, tehlikeli Müslümanlar olmak zorundayız!
Kimin gibi? İlk karikatürünü hücrede çizmeye başlayan ve öldürüldüğü güne kadar İsrail’in ve işbirlikçi Arap rejimlerinin bağrına kırk bin füze yollar gibi tam kırk bin karikatür çizen Naci el-Ali gibi. Çizdiği sırtı dönük Hanzala karakteri için, “O hep on yaşındadır. Çünkü ben de on yaşında sürgün edildim Filistin’den” diyen Naci el-Ali de Siyonizm için tehlikelidir. Çünkü o, “Haklarını talep eden herkes, güçlülerin gözünde bir tehdittir” diyerek bir kalem ve bir kâğıtla emperyalizmin milyar dolarlar harcadığı sanat ve kültürünü yerle bir edecek ve Filistin davasını tek başına 57 İslam ülkelisinden daha etkili bir şekilde savunabilecek bir güce sahipti.

Tehlikeli Müslümanlar olmak zorundayız!
Tıpkı bundan elli yıl önce çektiği “Çağrı” ve “Çöl Aslanı” filmleriyle yüz binlerce vaaz ve nasihatten daha etkili bir tebliğ gerçekleştiren Mustafa Akkad gibi. Evet, o da Siyonizm için tehlikeliydi. Çünkü o çektiği filmlerle emperyalizmin Hollywood ve Warner Bros film sektörünün canına ot tıkayabilecek bir güce sahipti. Bombalı saldırıda can vermeden önce en büyük hayalinin Selahaddin Eyyubi ve Fatih Sultan Mehmet’in hayatlarını çekmek olduğunu söylemişti. Onu Siyonizm’in gözünde tehlikeli kılan şey ise; “Sinema silahını kuşanmak Müslümanlar için son şanstır” diyerek kamerasının namlusunu Batı medeniyetinin tam alnına doğrultmasıydı…

Tehlikeli Müslümanlar olmak zorundayız!
Tıpkı İsrail eski Savunma Bakanı Moşe Dayan’ın, “Filistinli şairlerin şiirleri bizim için on suikasttan daha yıkıcı ve tehlikelidir” sözünde olduğu gibi yazdığı şiirler ve yaptığı akademik çalışmalarla Siyonist İsrail’i tehdit eden ve 2023 yılında Gazze’de kardeşleri ve üç çocuğu ile birlikte katledilen şair ve akademisyen Prof. Dr. Rıfat el-Arir gibi… Oda Siyonist İsrail için tehlikeliydi. Çünkü o, bir yandan şiirleriyle bir yandan da kuruculuğunu yaptığı “Biz Sayı Değiliz” hareketiyle her kelimesini bir kurşun gibi Siyonist İsrail’in kalbine sıkıyordu. İsrail bombardımanına hedef olmadan önce, “Evimdeki en tehlikeli şey bir kalem. Ve ölmeden önce yapabileceğim son şey de olsa onu mutlaka İsrail askerlerine fırlatacağım” diyecek kadar güçlüydü…

Tehlikeli Müslümanlar olmak zorundayız!
“İslâm korkakların değil cesur ve atılgan Müslümanların omuzlarında yükselecektir” diyerek tüm Avrupa’ya kafa tutan Aliya İzzetbegoviç gibi, “Eğer direnişe silahla destek olamazsam kalemim ve mürekkebim direniş yolunda silahımdır” diyen yoldaki mühendis Abdullah Galib Bergusi gibi ve emperyalizmin tüm sahte kahramanlarını çöpe çeviren Ebu Ubeyde gibi…

Evet, sanatta, sinemada, şiirde, siyasette, ekonomide, teknolojide, akademide ve her alanda Siyonizm’e karşı tehlikeli ve güçlü Müslümanlar olmak zorundayız ki, kadınlarımız ve çocuklarımız katledilmesin. İzzet ve şerefimiz yerle bir edilmesin. İffetimiz kirletilmesin. Topraklarımız işgal edilmesin.
Kaynak: Dr. Abdulaziz KIRANŞAL
Müslüman Şahsiyet Akademisi

admin
Sosyal Medya

admin

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Gönder
Haber İhbar Hattı
Haber İhbar Hattı..
Lütfen Sağ Alttaki Gönder Butonunu Tıklayınız.