Mehmet Ali Abakay Yazdı: Ramazan Günlüğü 8
Ramazan Günlüğü
7 Mart 2025
Bu gün altıncı gün, Ramazan’ın.
Oruç tutanlar belli.
Diğerleri pazarın, kasabın, manavın ateş pahası olduğunda ısrarcı.
Kendini bilmeyenler, Oruç tutsalar bir yönüyle haklılık payına sahip olurdu.
Camiye gitmeyip Ezan’ı Türkçe okuma ve Namazı Türkçe kılmada ısrar edenlerin halinden farkı yok, bu davranışın.
Ramazan’ın ruhu, yardımlaşmada kendisini gösterir.
Akşam iftara yakın komşudan kimisi bir kap yemeği çok görür gibi oldu.
Sahur vakti, evinin penceresinden bakanın ışıksız evlerin sayısındaki artışın ne anlama geldiğini bilir.
Öyle bir hâl içindedir, durumu anlayan.
Her şey yemeye ve içmeye endeksli gibi.
Oruçta nefis tezkiyyesi esas.
Biliyoruz, pazar, market hem cep hem can yakıyor.
Oruç tutan, tutabilecek kadar yemeye ve içmeye ihtiyaç duyar.
Mükellef hazır sofralara kurulup beş-altı kişinin iftarı sonrası onbinlerce lirayı verenin sitem etmeye hakkı var mıdır?
Nihayetinde âile içinde kendi halinde beş-altı kişinin çorba, pilav, yemek bedeli durumuna göre değişir.
Ev ortamında yapılan yemeğin bereketi söz konusu.
Yiyecek bulamayanın olduğu günümüzde elindekiyle yetinmeyenlere ne demeli?
Pazarda, manavda, markette, kasapta yangına körükle gitmenin manası var mı, oruçlu için.
Âilece bir akşam yemeği günümüz şartlarında zahmetli ve bütçeyi zorluyan durum.
Kişi, âilece dışarda bir yemek yiyemeyecek mi?
Yemesi lazım, içmesi elbette hakkı.
Ayağını yorganına uzatmanın gerekliliğini bilmemek çok kötü sonuçlara zemin hazırlar, bu tür durumlar.
Aynı mahalde aynı şartlarda, geliri sınırlı âilelerin yıldızlı yerlerde onbeş günlük pazar masrafını bir öğün yemeğe vermesi, akıl kârı değil.
Özellikle giyiminden ve gösterişinden ödün vermeyenlerin ihtiyaç sahipleri varken, bu harcamaları yapması ilginç.
Oruçlu olmama haliyle bu iftar programlarına katılanları biliriz.
Parası olan harcasın mı?
İnsan, az ya da çok, kazandığı parayı istediği gibi harcama hakkına sahip midir?
Yardımlaşmanın, merhametin gittikçe azaldığı topluluklarda inanç değerleri aynı paralelde erozyona uğramaktayken, fahîş fiyatları gerekçe gösterenler “Müselman ” olsa gam yok.
Bu ülkede her zammı oruç tutanlar mı yapıyor?
Fabrika sahipleri, temel gıdaları üretenler tümüyle yerli mi?
Yerli patentle üretim yapan yabancı yok mudur, içimizde?
Bakkalı vicdansızlıkla suçlayan alışveriş merkezlerinde(?) etiket fiyatına itiraz etme hakkına sahip değildir.
Bir fincan kahveye iki yüz lira ödeyen, bu paradan yana sıkıntı yaşamaz. Yüz gram kahveye içtiği fincanın dörtte birini çok görenin neresi tutarlıdır.
Doğrusu her şeyde aşırı artış var. Buna kimse itiraz etmez.
Oruçlu olmayanın oruç tutanların hakkını savunması ilginç…
Şeker Bayramı, Ramazan Bayramı’na dönüşü fazla sayılmaz.
Bu şeker, çikolata, asitli içecek çeşitlerini kim üretiyor?
Ramazan’dan önce birçok markayı almayanlara Ramazan’da ne oluyor?
“Protesto” ve “Boykot” dilimizde olan kelime değil, “Ambargo” ile …
Müslüman mahallesinde salyangoz satanları gördüm de besmeleli salyangoz satışlarına Ramazan içinde çok rastlamaktayız.
Oruç ibadetse ibadeti eksiksiz olmalı, insanın.
İnsan inanmışsa orucunu tutar.
Mesele içimizdeki İrlandalıların son on yılda artışının önünün alınmayışı.
Rabbim yalnız sana iman ettik, sana ibadet ederiz. Bizi azıp sapmışların yoluna iletme, dosdoğru olanlardan bizi ayırma.
Kaynak: Mehmet Ali Abakay
- Prof.Dr. Mustafa Öz Yazdı: HangiYönetim Kendisine Muhalif Unsurlarla Çalışmak İster? - Nisan 5, 2025
- Edirne Ulus Pazarında Komşu Kadınlardan Hırsızlık Girişimi - Nisan 5, 2025
- Edirne’de Otomobil Yaşlı Kadına Çarpıp Kaçtı - Nisan 4, 2025