Ali Koç Yazdı: DEVLET-İ ALİYYE’Yİ KİM YIKTIYSA T.C’Yİ DE ONLAR KURMUŞLARDIR

#fikrimizolsun

Devlet-i Aliyye’yi kim yıktıysa;T.C’yi de onlar kurmuşlardır.

“Eşek, eşek olduğu halde aynı yolda aynı çamura iki defa saplanmaz.”

Bir kaç gün önce üyesi olduğum bir grupta Meral Akşener’in başta ABD olmak üzere hangi ülkelerin büyükelçileriyle gizli/açık görüştüğüne dair paylaşım gördüm.
Açıkçası görüşme trafiğinin yoğunluğu iyi bir tarih okuyucusu olmama rağmen beni bile şaşırttı, sonra aklıma ekRUM’un,Konstantinapolü perişan eden eden o karda kar temizleme araçlarıyla kendine özel yol açarak bir balıkçı lokantasında İngiliz büyükelçisiyle ailece yedikleri o oldukça pahalı kalkan geldi.

Kendime dedim ki; oğlum ne diye şaşırdın, bunlar bundan 150 yıl önce, bir asır önce de aynı herzeleri yemiyor muydu?

Devlet-i Aliyye’nin bayrağına haç eklenmesini teklif eden Mithat paşa(!), Balkan savaşında Edirne’ye gelip askere, “Savaşmayın! Bu topraklar bize ait değil” diyen, Edirne müdafisi Şükrü Paşa’ya Edirne nasıl olsa düşecek, Selimiye’yi dinamitle uçuralım teklifinde bulunma cüretinde bulunan, Devlet-i Aliyye’yi 10 yılda (1908-1918) paramparça ettikten sonra Enver ve Cemal’le birlikte bir yıllık maaşlarını da peşin alarak, Alman denizaltısıyla Sivastopal’a kaçan, kurdukları İ.T.’e alacakları subayları önce Selanik’teki Risorta mason locasında tekris ettirdikten sonra kabul eden, İstanbul’a yeni tayin olan İngiliz büyükelçisi Luthor’u rıhtım da karşılayan ve kendisini elçiliğe götürmek için bekleyen arabanın atlarını sökerek arabayı elçiyle birlikte, elçiliğe götüren bunların ataları, dedeleri değil miydi?
İçlerinden sonradan pişman olan bazılarının Mekteb-i Tıbbiye’nin direğine, İngiliz bayrağı çekecek kadar şerefsizleşmiş, soysuzlaşmıştık diye hatıratında yazan da bunlardı. (Rıza Nur)
Bu ülkede tek parti döneminde Mili mücadele’den kaçanlar (Şükrü Saraçoğlu) Başbakan, milletvekili yapılmadı mı?

Katranı kaynatsan olur mu şeker/Cinsini sevdiğim cinsine çeker, demiyor mu ecdadımız?

Hasıl-kelam; bugün Saygıdeğer Bahçeli’nin #zillet/#illet ittifakı yakıştırması yaptığı bu güruh #jöntürklerin, #İttihatçıların fikren zihniyet, teşkilat ve kadro olarak devamı, torunları değil mi?
pörsümüş Marul’un Abdülhamid hana saldırması tesadüf mü?
(Diyarbakır’da isyan çıkaran Ermenilerle birlikte, Selanik’e sürgünününden dolayı şahsi husumeti de olabilir mi? 🤔)

Birgün şerefli bir tarihçi çıkar da, İttihatçıların tahttan indirdiği Abdülhamid hanın bankalardaki paralarını, sattırdıkları şahsi mülklerinin paralarını toprak almaları için Filistindeki siyonist Yahudilere gönderdikleri banka dekontlarını yayınlar mı?

Bunlar, bu ülkenin son 200 yıllık yazılmayan, yazdırılmayan gerçek tarihindeki tesadüfler mi?

Devlet-i Aliyye arşivlerini başkanlığını 33. dereceden bir mason olan Abdülhalık Renda’nın yaptığı bir komisyona ve bir Ermeni şirkete 26 yıl boyunca toplatan 90 bin tonunu Bulgaristan’a satan bundan çok daha fazlasını SEKA’da yaktıktan sonra istediklerini kahraman(!) dilediklerini hain(!) yazdırdıklarını sen bilmiyor musun?

Sahi Suriye/Filistin cephesinde savaştan kaçtığı için Enverin kurşuna dizilmesini emrettiği kahraman(!) kimdi?
O telgraf yakıldı mı,saklandı mı? Bir dolabın gizli ve tozlu bölmesinde bulunacağı günü mü bekliyor?

L.V.Sanders paşanın savaştan kaçtığı için Şam ve İstanbul sokaklarında tellallarla aratığı en kahraman İsmet değil miydi?

Sonra kendime ;bu aziz milletin kahir ekseriyeti, Devlet-i Aliyyesi bakiyesi bu topraklarda, Devlet-i Aliyye ihanet edenlere,Milli mücadeleyi dedelerimizin elinden ç/alanlara bir ülke, bir devlet ve düzen kurulduğunu öğrendiğinde bunlar sokaklarda, caddelerde gezemeyecekler ama ben görür müyüm bilmiyorum, dedim.

to be continued..

Not:Aşağıdaki ilk fotoğrafta Enver’i Babıali baskını sonrasında,İngiliz büyükelçisini bilgilendirirken,ikinci fotoğrafta bir Yunan kahramanı olarak,Yunan efzon askeri kıyafetiyle poz verirken,3. ve 4. fotoğraflarda Yunanlıların hatırasına bastırdığı pulları görüyorsunuz.
Kaynak: Ali Koç

admin
Sosyal Medya

admin

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Gönder
Haber İhbar Hattı
Haber İhbar Hattı..
Lütfen Sağ Alttaki Gönder Butonunu Tıklayınız.