Cengiz Bulut Yazdı: 26 Mart 1913 Tarihini Niçin Unutmamalıyız?
26 Mart 1913 Tarihini Niçin Unutmamalıyız?
Biz Edirne’de yaşayanlar 26 Mart 1913 tarihini çok çabuk unuttuk, Edirne’de 1960’lı yıllara kadar, her yıl 26 Mart günü Selimiye Caminde anma etkinliği düzenlenir, şehitlerimize mevlüt okutulur, o günler de yaşanan akıl almaz olaylar yad edilirdi, bizler de 26 Mart’ı hiç unutmamalı, unutturmamalı her yıl bu gün şehitlerimizi anmalıyız, ÇÜNKÜ….
-26 Mart ; düşmanın değil, düşmanlığın zaferidir.
-26 Mart ; yirminci asra değil, belki de hiçbir devre yakışmayacak cinayetler silsilesinin açılış günüdür.
-26 Mart ; harbin ve tıbbın izah edemediği çılgınlıkların kanlı bir resmi geçididir.
-26 Mart ; çivinin duvara değil, ete çakıldığı, kadının ebeyle değil, süngüyle doğurtulduğu, vahşet, namussuzluk ve hunharlığın lügatlardan hortladığı kötü bir devrin başlangıcıdır.
-26 Mart ; ne makbere, ne akla ve ne de tarihe sığdırılamayan bir katliamdır.
-26 Mart ; düşman askerlerinin, askerden ziyade insan kasabı olduklarını ispat eden bir imtihandır.
-26 Mart ; iki ayak üzerinde yürümekle insan olunamayacağının kanlı ve kirli bir ifadesidir.
-26 Mart ; zulüm ve alçaklığın Bulgar ordusunu maşa yerine kullandığı tarihtir.
-26 Mart ; insan uzuvlarının iplerle boyunlara asıldığı, süngülerin kadınlara kalktığı, insanın insan olduğunu unuttuğu vahşet ve zulüm devridir.
-26 Mart ; insani vasıfların sıfıra indiği, merhametin iflas ve erkekliğin intihar ettiği acı bir tarihtir.
– 26 Mart ; tarihçilerin yazarken utandığı, ressamların çizerken ürperdiği, ihtiyarların anlatırken yumruğunu sıktığı, gençlerin dinlerken kükrediği, büyük bir facianın enkazıdır.
– 26 Mart ; kanın damarlar da değil , sokaklarda aktığı gündür.
– 26 Mart ; ölünün diri kadar işkence gördüğü iğrenç bir sahnedir.
– 26 Martta Edirne bir harp meydanı değil, silahsız ve masum kimselerin doğrandığı bir mezbahadır.
-26 Mart ; savaş meydanında yenilmişlerin değil, galiplerin yüzkarasıdır.
-26 Mart ; insan derisi üzerine, insanlar tarafından, insan kanıyla yazılmış gayri insani bir tarih sayfasıdır.
Onlar Sarayiçinin ulu ağaçlarının kabuklarını, martın ayazında renk değiştirmiş otlarını yiyerek hayatta kalmaya çalıştılar, açlıktan, işkenceden, hastalıktan ölenler yine bu ağaçların diplerine açılan toplu mezarlara gömüldüler.
Kaynak: Cengiz Bulut
- Vatandaş ETUS’tan şikâyetçi - Nisan 5, 2025
- Prof.Dr. Soner Duman Yazdı: Kalbinde Asla İnsanlara Karşı Kötülük Barndırmamak - Nisan 5, 2025
- Filistin Alimler Heyeti Başkanından Türklere Bir Mesaj Var - Nisan 5, 2025