İdris Günaydın Yazdı: Sayın Tayyip Erdoğan! 2028 Seçiminde de Cumhurbaşkanlığın Hayırlı Olsun

Sayın Tayyip Erdoğan! 2028 Seçiminde de Cumhurbaşkanlığın Hayırlı Olsun
“Daha erken değil mi” diyeceksiniz ama öyle olaylar seyrediyor ki; şu günden Recep Tayyip Erdoğan’ın veya onun işaret edeceği veya Ak Parti’nin işaret edeceği birinin seçimi alacağı bugünden belli oldu.

Nasıl mı?

Emeklilerin sızlanması, Tayyip Beyin yorgunluğu, yeni yetme gençlerin daha çok hisleriyle düşünüp, “illa bu hükümete mecbur muyuz? Bunlar gitsin” tarzlı düşünceleri belki Tayyip Erdoğan veya onun işaret edeceği birinin seçilmesine engel olabilirdi.

Önümüzde iki örnek var: İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, Ankara’da Mansur Yavaş… İki kez üst üste seçim kazandılar. Hükümete de bir öfke var. En azından bir ders verme isteği. Bu durumda son seçimi de kazanan CHP’nin iki büyük şehrinden birinin başkanı cumhurbaşkanı olabilirdi.

Ama gelişen olaylar hiç de öyle gelişmedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı yolsuzluktan tutuklandı. Öyle böyle değil; tam bir köstebek ağı kurarak bir sömürü çarkıyla…

Ekrem İmamoğlu bize göre siyaseten öldü. Diyelim ki ölmedi ama tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı; yaralıdır. Yaralı veya ölü bir pehlivanı kimse yarasız bir pehlivanın karşısına çıkarmaz.

Diyelim ki; tüm isnatlardan hakkıyla temizlenerek, aklanarak hapisten çıktı; buyursun anasının ak sütü gibi hakkıdır; başkan olsun. Olur da. Çünkü bir kahramandır.

Lakin yine de bir kırık tarafı var; Hizmet üretmemesi, yapmaması… Halkı ikna eder başkan olur. Ama zor görünüyor.

Mansur Yavaş. Ön seçime katılmadı. Aslında bir akıllılık yaptı. “Zamanı gelince konuşalım bunları dedi. Daha üç yıl var seçimlere dedi.”

Kendinde de bir devlet adamlığı sıfatı görünüyordu. Ağır başlı idi. Çok şaibesi yoktu. Daha tahsilli idi. Bir avukat. MHP kökenli olması hasebiyle özellikle MHP cenahından da oy alabilirdi. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması önünü açmıştı. Potaya yavaş yavaş yaklaşıyordu.

Lakin; öyle bir laf etti ki; tüm camdan evini tuz buz etti. Cizre’de katıldığı bir Nevruz toplantısında “ bana göre paçavra bayraklar” ifadesini kullandı. Bitti. Daha başa dönmek mümkün değil. Bilerek ve isteyerek söylemediği gerçek olan, bugün bir daha dünyayı versen asla kullanmayacağı o söz ağzından çıktı. Yani kaçtı.

Cumhurbaşkanlığı geleceğini bitirdi. Mansur Yavaş. Kürtlerden asla oy alamaz.

Geriye kaldı Özgür Özel. O da cüsse itibariyle cüce kalıyor. Ekrem İmamoğlu sürecinde, süreci iyi yönetemedi. Eğer şunu deseydi: “Ey Saraçhane’de toplananlar. Demokratik tepkimizi iki gün veriyor, ön seçimde oylarımızı kullanıyor, sonra evlerimize dönüyoruz. Polis bizim kardeşimizdir. Hakim bizim kardeşimizdir. Asker bizim çocuğumuzdur. İki gün tepki sonra ev…” deseydi bir dev gibi olacak ve belki seçimi de kazanacaktı. Ama o aksini yaptı. Bir biriyle çelişen laflar söyledi. Devleti tehdit etti. Bunun Recep Tayyip Erdoğan’ın rakibini tasfiye için bir oyunu olduğunu söyledi.

Cüce olan siyasi şahsiyetini daha da düşürdü.

Belki onun bu tavrı yüzünden birçok öğrenci okulundan, yurdundan atılacak veya polis tarafından içeri alınacak.

Belki çoğu genç yarın devletin açtığı sınavlarda elenecek.

Belki başka bir aday bulurlar. Adam gibi adam aday bulurlar da kazanırlar.

Neden böyle oluyor? Bir köstebek düşünelim. Toprağın altında kendine bir yuva kazıyor. Oraya yavrulayacak. Ama o ana yola açılan onlarca yan yol kazıyor. Kapıya çıkan kaçma yolları veya düşmanını yanıltma yolları. Lakin o tedbirler yanında bir şeye mani olamıyor: düşmanının koku alma hassasiyeti…

Düşmanı koku alma duyusuyla eliyle koymuş gibi onu buluyor. O kaçsa bile yavrularını kaçıramıyor. Sonuçta o yan yollar birer hüsranla sonuçlanıyor.

Gerek Ekrem ve gerekse Mansur Yavaş çok çeşitli kombinasyonla planlar kurarken, tüm olanları gören ve her şeyi bilen biri var; o göz ardı ediliyor. Kim o? Allah…

O, her şeyi biliyor. O, her şeyi görüyor.

Köstebekten mülhem Eko sistem de kursanız onu biliyor. Kul bilmez Allah bilir. Siz bu gerçeğe inanmadığınız sürece ağlamak sizin kaderinizdir. Bazıları bize koyun diyor ama anlamını biliyorlar besbelli. Vesselam.
Kaynak: İdris Günaydın

admin
Sosyal Medya

admin

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Gönder
Haber İhbar Hattı
Haber İhbar Hattı..
Lütfen Sağ Alttaki Gönder Butonunu Tıklayınız.